Gri Kahve Temalı Facebook Kapağı (1).png

Kalıcı bir olağanüstü hâl içinde yaşayan bir toplum özgür bir toplum olamaz. Sözde “güvenlik nedenleri” uğruna özgürlüğünü feda eden ve bu nedenle sürekli korku ve güvensizlik içinde yaşamaya mahkûm edilmiş bir toplumda yaşıyoruz.

Gri Kahve Temalı Facebook Kapağı.png

Bu dünyanın sonunu gelmesine üzülmemeli, tarihin kıyılarında kumlara çizilmiş bir yüz gibi zamanın acımasız dalgaları tarafından silinmekte olan insani ya da ilahi fikirlere özlem duymamalıyız. Ama aynı kararlılıkla, dilsiz ve yüzsüz çıplak hayatı ve hükümetlerin önerdiği sağlık dinini reddetmeliyiz.

Gri Kahve Temalı Facebook Kapağı.png

Nazilerin gerçekleştirdiği Holokost, yoğun ve endüstriyel ölçekli cinayetleri ifade eden soykırım kavramını tanımlamak için temel bir referans noktası haline geldi. Bununla birlikte, terim ortaya çıkmadan çok önce farklı soykırım vakaları gerçekleşmişti. Fetih yoluyla Amerika’daki yerli halkların soykırımı ve Afrika ile Amerika arasındaki köle ticaretinden kaynaklanan soykırım bu gerçeğin sembolik örnekleridir.

Gri Kahve Temalı Facebook Kapağı.png

... ekosistemler, insanların sürekli ve hassas etkileşimler içinde bir arada var olduğu canlı ve hareket halindeki failler olarak kavramsallaştırılmalıdır. Gerekli dönüşümler bir yandan epistemik diğer yandan hukuki, felsefi ve politikti. Pasif nesneler olmayı bırakan insan olmayanlar, sosyal tanımlarımızın dışında bıraktığımız tüm bu şeyleri kapsayacak yeni bir sosyal sözleşme biçimine dahil edilmelidir.

Gri Kahve Temalı Facebook Kapağı.png

Hukuk, hukuki davranmaz. Marksist hukuk teorileri her zaman, egemen sınıfı ve özel mülkiyeti – yani mevcut “üretim ilişkilerini ve bu ilişkilerin etkilerini” – korumak için tasarlanan hukukun kaçınılmaz olarak baskıcı olduğunu ve son kertede her zaman güç/iktidar tarafından desteklendiğini vurgulamıştır. Ancak hukuk, koruma misyonunu gerçekleştirmek için doğrudan şiddet kullanmadığında dahi bizi nasıl özne olarak yaratır ve şekillendirir?

Gri Kahve Temalı Facebook Kapağı.png

Öğrenciler artık üniversitelerinin bulunduğu şehirlerde yaşamayacaklar. Bunun yerine, odalarına kapatılmış ve bazen eski sınıf arkadaşlarından yüzlerce kilometre uzakta anlatılan dersleri dinleyecekler. Bir zamanlar prestijli üniversiteleri barındıran küçük şehirler, çoğu zaman şehrin en hayat dolu bölümünü oluşturan öğrenci topluluklarının sokaklardan kaybolduğu görecek.