Hukuk

Javier Sáez

Çev.: Yusuf Enes Karataş


Hukukun dilsel kökeni “lex”tir (“legere”; yorumlamak). Peki hukuku kim yorumlayabilir? Ve kim yaratabilir? Bunu yapmaya yetkili olan kişi. Hukuk her zaman kusurludur çünkü kesinlik ancak sonsuz bir negentropi pahasına elde edilebilirdi ve Brillouin teoreminin de gösterdiği gibi bu, sonsuz miktarda bilgi ve zamanı gerektirebilirdi.[1] Hukuk, bu gerçeğin üstesinden gelir ve bu nedenle hakiki yanlışlıktan imkânsız doğruluğa gitmek adına ödemesi gereken bir borcu ödenmemiş bırakır. Bu nedenle hukuk, içerisinde şiddeti barındırır; borçlu olduğu şeyi saklaması gerekir.


Bir parçacık sistemi (fizik) veya bir özneler sistemi (sosyal) tesadüfi bir küme hareketi ile evrilir. Bu sistemleri mükemmel bir şekilde düzene sokmak imkânsız bir görevdir: sosyal düzeni diktelerle düzenleyen (yasaklayan ve reçeteleyen) dilsel kodlar da uçlarda başarısız olur.[2]


Gerçek somuttur, düzensizdir; hukuk soyuttur ve düzenliymiş gibi görünmeye çalışır: bu nedenle adaletsizdir çünkü gerçekliğe uygun değildir. Gerçek, hukuksuzdur. Ya ortada hukuk yoktur ya da vardır ve tanık olduğumuz şey keyfidir; sadece onu empoze etmek isteyenin (kazanan, güçlü, değerlere de karar veren) çıkarına itaat eder. Bu keyfiliğin sonucu kapanmadır: süreçlerin oluşumunu gizler ve alternatif sonlarını reddeder.


Bu ayrık müşterek durum şiddetin özüne işaret eder: tartışma öznelerle ilgili değil, nesnelerle ilgilidir, onları hakiki (fizikçiler), tarihsel (tarihçiler), sosyal (sosyologlar), yasal (hukukçular) vb. meseleler olarak adlandırır.


Bir bütün olarak hukuk kurumunun yol açtığı ihlal, hukukun uygulandığı nesneden kaynaklanmaktadır ve zorunluluğun kendisine içkin olmasıyla alakalı değildir. Bu nedenle eş zamanlı olarak şiddetli reaksiyon verir.


Hukuki vakaların bir parçası olan milyonlarca makale, doğruluğu bulmanın hakiki imkansızlığının, gerçeklerin objektif bir şekilde yeniden yapılandırılmasının pratik bir örneğini teşkil eder: ne dünya var olduğundan beri geçen tüm zaman, ne de mevcut tüm bilgiler ya da evrende harcanan enerji adalet, düzen ve doğruluğa ulaşmak için eksiksiz bir biçimde yeterli olacaktır.


Bunun böyle olduğunu kanıtlamaya çalışmak elzem değildi: gerçek apaçık ortada. Adalet, haliyle, gözleri kör bir heykeldir.


Bu makale ilk olarak İspanyol dergisi Archipielago Cuadernos de crítica de la cultura 1990; (4), p. 132’de yayımlanmış ve Jose Bellido tarafından çevrilmiştir.


İngilizceden çevirdiğimiz metin ‘Law’ başlığıyla 22 Kasım 2010 tarihinde Critical Legal Thinking sitesinde yayımlanmıştır, İngilizce metne bağlantı üzerinden erişmeniz mümkündür.


[1] M. SERRES, La distribution, Minuit, Paris, 1977, s. 33.

[2] G. DELEUZE and F. GUATTARI, Capitalisme et schizophrenie: Mille Platonu, Minuit, Paris, 1980 [G. DELEUZE, FELIX GUATTARI, Kapitalizm ve Şizofreni 1-2, Bağlam Yay., çev.: Ali Akay, 1980].