Savaş ve Barış

Giorgio Agamben

Çev.: Yusuf Enes Karataş


Hükümetler tarafından defalarca tekrarlanan, insanlığın ve tüm ulusların şu anda bir savaş durumunda olduğu tezi ciddiye almaya değer bir tez. Böyle bir tezin, hareket özgürlüğü üzerindeki ciddi sınırlamaları ve aksi takdirde meşrulaştırılması zor olan “sokağa çıkma yasağı” gibi absürt adlandırmalar ile boyanmış istisna halini meşrulaştırmaya hizmet ettiğini söylemeye gerek dahi yok. Bununla birlikte, hükümet güçlerini savaşa mecbur eden boyunbağı daha yakın ve eştözlüdür. Gerçek şu ki, savaş hiçbir şekilde sürekli olarak devam ettirebilecekleri bir şey değildir. Tolstoy romanında insanın arzularını, duygularını ve düşüncelerini az ya da çok özgürce takip ettiği ve ona tek gerçeklik gibi görünen barışı, her şeyin amansız bir zorunluluktan kaynaklandığı şeklindeki savaş soyutlaması ve yalanı karıştırır. Lorenzetti, Siena'daki Palazzo Pubblico'daki freskinde, ön planda kızlar el ele dans ederken kentte yaşayanların mesleklerine ve zevklerine göre özgürce hareket ettiği barış içinde bir şehri tasvir eder. Fresk bilindiği üzere The Good Government [İyi Yönetim] olarak adlandırılsa da ortak yaşamın minör günlük olaylarından ve her birinin arzularından örülmüş böylesine bir yaşam durumu esasında uzun vadede iktidar için yönetilemez bir durumdur. Her ne kadar her türlü sınırlamaya ve denetime tabi tutulsa da böyle bir durum doğası gereği hesaptan, planlamadan ve kurallardan kaçma eğilimindedir – ya da en azından bu eğilim, iktidarın gizli korkusudur. Bu aynı zamanda, iktidarın onsuz düşünülemeyeceği savaşla yakından ilişkili olduğu, barış içindeki yaşamın ise tanım gereği tarihsiz olduğu söylenerek de ifade edilebilir. Elsa Morante, yirminci yüzyılın kamusal meselelerine damga vuran savaşlara ve katastrofik olaylara karşı birkaç basit yaratığın yaşadığı değişimleri ortaya koyduğu romanına La Storia [Elsa Morante, ve Tarih Devam Ediyor, Can Yayınları, 2009] ismini verirken de aklında böyle bir şey vardı.


Bu nedenle, ister gerçek ister özenle simüle edilmiş olsun, dünyayı yönetmeyi amaçlayan güçler er ya da geç savaşa başvurmak zorundadırlar. Barış durumunda insanların yaşamı herhangi bir tarihsel boyuttan silinme eğiliminde olduğundan, bugün hükümetlerin virüse karşı savaşın hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı yeni bir tarihi dönemin başlangıcını işaret ettiğini bize hatırlatmaktan asla bıkmamaları şaşırtıcı değildir. İçine düştükleri özgürlüksüzlük durumunu görmemek için gözlerini bağlayanların pek çoğu bunu kesin bir biçimde kabul ediyor çünkü – neredeyse yetmiş yıllık barışçıl, yani tarihsiz bir yaşamdan sonra – yeni bir çağa girdiklerine biraz da gururlu bir şekilde ikna olmuş durumdalar.


Açıkça görüldüğü gibi, gelmekte olan çağ, hayatı yaşamaya değer kılan her şeyin aşağılamalara ve kısıtlamalara maruz bırakılacağı bir esaret ve fedakârlık çağı olsa bile, buna isteyerek boyun eğerler çünkü bu şekilde, barış döneminde kaybettikleri anlamı hayatları için tekrardan bulduklarına aptalca inanırlar.


Bununla birlikte, hükümetlerin gerçek bir savaştan çok daha kolay bir şekilde dozunu ayarlamasına ve yönlendirme yapmasına izin veren, oldukça ideal bir aygıt gibi görünen virüse karşı savaşın da herhangi bir savaş gibi kontrolden çıkması mümkündür. Belki tam bu noktada, eğer çok geç değilse, insanlık bir kez daha umursamazca terk ettiği yönetilemez barışı arayacaktır.


İngilizceden çevirdiğimiz metin "War and Peace" başlığıyla 24 Şubat 2021 tarihinde Ill Will sitesinde yayımlanmıştır, orijinal metne bağlantı üzerinden erişmeniz mümkündür.