Komünist Kapitalizm

Giorgio Agamben

Çev.: Yusuf Enes Karataş


Küresel ölçekte konsolide edilen kapitalizm biçimi Batı’da varsayıldığı gibi değildir. Daha ziyade, üretimin son derece hızlı gelişimini totaliter bir politik rejimle birleştiren, komünist sapma gösteren bir kapitalizmdir. Bu, Çin’in yalnızca dar anlamda ekonomi alanında değil, aynı zamanda – pandeminin politik kullanımının güçlü ve etkili bir biçimde gösterdiği gibi – yönetim için bir paradigma olarak üstlendiği öncü rolün tarihsel önemidir. Sözde komünist ülkelerde kurulan rejimlerin, ekonomik bakımdan geri kalmış ülkeler için özel olarak uyarlanmış ve dolayısıyla ‘devlet kapitalizmi’ diye adlandırılan belirli bir kapitalizm biçimi olduğu, tarihi okumayı bilen herkes için son derece açıktı. Bununla birlikte, tamamen beklenmedik olan şey, işlevini tüketmiş gibi görünen ve dolayısıyla artık modası geçmiş olan bu kapitalizm biçiminin – teknolojik olarak güncellenmiş bir konfigürasyonda – küreselleşmiş kapitalizmin mevcut aşamasında egemen ilke haline gelmesiydi. Gerçekten de günümüzde, eskiden ‘hukuk devleti’ ve burjuva demokrasisi ile birlikte var olan Batı kapitalizmi ile bu yeni komünist kapitalizm arasında, komünist kapitalizmin galip geldiği, bir çatışma gözlemlememiz mümkündür. Ancak kesin olan şey, yeni rejimin, kapitalizmin en insanlık dışı yönlerini devlet komünizminin en acımasız yönleriyle, insanlar arasındaki ilişkilerin aşırı yabancılaşmasını eşi benzeri görülmemiş bir sosyal kontrolle birleştireceğidir.


Bu makale ilk olarak Quodlibet internet sitesinde yayımlanmış ve D. Alan Dean tarafından İngilizceye çevrilmiştir.


İngilizceden çevirdiğimiz metin ‘Communist Capitalism’ başlığıyla 16 Kasım 2020 tarihinde Ill Will sitesinde yayımlanmıştır, orijinal metne bağlantı üzerinden erişmeniz mümkündür.