Halkın Kurucu Gücü

Carl Schmitt

Çev.: Yusuf Enes Karataş


Anayasa yapma gücünün (kurucu gücün) sahibi olan halk; stabil, örgütlü bir organ değildir. Bu kapasiteye sahip halk, kendisini gündelik, normal işleyişe ve resmi işlerin bir şekilde tamamlanmasına yönlendirdiğinde tabiatını kaybedecektir. Halk, tabiatı gereği yargıç değildir ve demokraside dahi hiçbir zaman asli sorumlu resmi makam olmaz. Öte yandan demokraside halk, politik kararlar verebilmeli ve politika güdümlü eyleyebilmelidir. Sadece daha az tanımlayıcı anlarda belirleyici bir iradeye sahip olsa ve kendini fark edilir bir biçimde ifade etse dahi böyle bir istekliliğe muktedir bir konumdadır ve politik varoluşlarına ilişkin temel sorulara evet ya da hayır cevabını verebilir. Halkın gücü kadar zayıflığı da, tanımlanmış yetkinlikler ile donatılmış ve resmi işleri, belirli bir düzene sokulmuş bir süreç içerisinde tamamlayan bir organ olmamasında yatmaktadır. Bir halk, politik varoluş iradesine sahip olduğu sürece, her türlü formasyon ve normatif çerçeveden üstündür. Örgütlenmemiş bir varlık olan halkın varlığına son verilemez.


Var ve var olmaya devam etme niyetinde olduğu sürece, yaşama coşkusu ve enerjisi tükenmez ve her zaman yeni politik varoluş biçimleri bulmaya muktedirdir. Zayıflık, halkın kendi politik biçimi ve örgütlenmesine ilişkin temel sorulara, kendisi oluşturulmadan ve örgütlenmeden cevap vermesidir. Bu, halkın irade beyanının kolayca yanılabileceği, yorumlanabileceği veya tahrif edilebileceği anlamına gelir. Önceden saptanmış her türlü prosedürden ve süreçten bağımsız bir biçimde ifade edilebilmesi, söz konusu halkın doğrudanlığının bir parçasıdır. Çoğu ülkenin politik pratiğinde halkın iradesi gizli oy ve seçimler süreci sonucunda belirlenir. Ancak on dokuzuncu yüzyılın bu metotlarını mutlak ve nihai bir demokrasi normu için daha fazla açıklama ortaya koymaksızın hesaba katmak, özellikle demokratik olmayan bir hata olur. Halkın kendisi için bir anayasa yaratma iradesi, normatif bir biçimde düzenlenmiş bir sürecin gözlemlenmesi yoluyla değil, ancak eylemin kendisi aracılığıyla aşikâr hale getirilebilir. Açıktır ki bu irade, önceki ve o zamana dek geçerli olan anayasal kurallara dayanılarak da yargılanamaz.


İngilizceden çevirdiğimiz metin Carl Schmitt'in Constitutional Theory metninden alınmıştır. İngilizce metne Critical Legal Thinking sitesinden de ulaşabilirsiniz.